Çağlar Demiral

4/8/2008 - Anadolu Demokrat Gençlik Derneğinden Çağrı

Lafı çok gevelemeden insanların nasıl harekete geçirilebileceğini aslında çok da bilmiyorum. Herkes bir yandan kendi hayatları ile boğuşurken bir yandan da televizyonda izledikleri gündemle yaşıyor. Bir kamu gündemi, bir de kendi gündemleri derken hayat geçip gidiveriyor işte…

Genelde kurulan dernekler ya da genç topluluklar gündem üzerine yorumlar yapar. Ya kızar, ya sevinir ya da hayallerinde kurdukların devrimleri planlayarak yaşamaya devam ederler. Benim ya da arkadaşlarımın da bu insanlardan pek farkı olduğunu söylenemez.

Hüzün! Belki de vicdanın, insanoğluna en çok yansıttığı duygu…

Bu yazıda sizlere, devletin en üst kademesine çıksanız bile, aslının ne olduğunu bilemediğiniz ve bilemeyeceğiniz olaylar hakkında yorum yapmayacağım. Bu yazıda sizleri ‘ist’ ya da ‘izm’ eki olan sayısız kelimeyle ikna edip kendi yoluma da çağırmayacağım…

Bu yazıda sadece, çaresizlik ve vicdanın birleşerek vücudumda başlattığı sızıyı dindirmek için sizlerden yardım isteyeceğim ve bu isteği sadece gözü yaşlı bir adam için yapacağım. O adamı ben de aslında pek tanımıyorum hatta bir daha göreceğimi de hiç zannetmiyorum. Bir haber kanalının belki de 20 saniyesini kapladı, benim ise şu an için iki günümü…

Muhabir ne hissediyorsunuz diye sordu ve iki saniyelik bir sessizlikten sonra önce çenesi hafif büküldü, suratını çevirip kaçmak istedi, ama yapamadı. Kır düşmüş sakallarına yaş akacak diye korkarken kameranın önünde, yutkundu, ama konuşamadı. Sonra kameranın olduğu yöne doğru dönecek gibi oldu ama çevirmedi ve muhabirin gözlerine baktı. Tekrar yutkunup aşağıdaki ağaçlara baktı ve ‘Yanıyor’ dedi. Sesi ağlamaklı gibiyken göz yaşları akıverdi. ‘Çanakkale yanıyor’.

Bu haberi izlediniz mi, izlemediniz mi, etkilendiniz mi ya da izleseydiniz etkilenir miydiniz bilemiyorum fakat velev ki etkilenmediniz; sizi biraz düşünmeye itmek istiyorum. Yaşınız kaç bilemiyorum fakat çoğunuzun kendinizi bildiniz bileli her yaz, yangın haberleri duyduğunuzu tahmin ediyorum. Hatta orta yaşı biraz geçmiş aile büyüklerinizin birkaç senedir ‘teröristler yapmıştır kesin’ ondan birkaç sene evvel ‘yunanlılar yapmıştır kesin’ dediğini de duyar gibiyim…

Aslında bu yangınları kimin çıkardığının ya da kendiliğinden meydana geldiğinin bilinmesinin o kadar da önemi yok. Ortada bir gerçek var o da: Ne kadar sıkı önlemler alınırsa alınsın, Her yaz bu ülkede orman yangını olacak.

Daha önce de ifade ettiğim gibi; aslını hiçbir zaman bilemeyeceğimiz ve elimizden –konuşmak dışında- pek de bir şey gelmeyecek olaylar için bir şeyler yapabilmek pek de mümkün değil, fakat var olan bir gerçeğe çözüm önerileri getirebiliriz.

En nihayetinde Anadolu Demokrat Gençlik Derneği olarak, her sene çıkan orman yangınlarına çözüm getirebilmek için teknik bir ekip kuracağız. Bu bağlamda makine mühendisi, orman mühendisi ve araştırma hevesi yüksek ilgili arkadaşlara ihtiyaç duyuyoruz.

İlgilenen ya da sorusu olan arkadaşlarımız c.demiral@yahoo.com.tr ya da zekaikiran@gmail.com adreslerine mail atabilirler.

Yorum yaz!

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

Arkadaşlarım