Çağlar Demiral

22/6/2007 - Bizim Apartman

Bizim apartman cok katli. Oldukca yuksek...
 
Dedemin babasindan, buyuk dedemden kalma bizim daire... Demeyin o zamanda nasil yapmislar. Yapmislar iste... 60 daire var...
 
Ailemiz genis... Birkac aileden olusuyor aslinda apartman... Diger ailelerin de dedelerinin babalari bizim buyukdedeyle beraber calismislar.Biri tugla tasimis, biri ormus, biri siva cekmis, biri harc karmis biri malzeme tedarik etmis.
 
Sirt sirta ugrasmislar didinmisler. Ter atmislar, bazen tartismislar, bazen eglenceli sohbetlerle atmislar yorgunluklarini... Turlu turlu calgilar, turlu turlu ezgilerle birlesmis raki balikta ve her birinin suratinda o ayni tebessum!.. Kimi icmezmis ama yine de katilirmis, o sohbet kacmazmis. Ayyas olan icmeyene takilirmis hep 'sofican hayyam selam eyledi artik anlasin diyor cennet burasi tadini cikarsin diye' digerleri gulermis... Hala anlatilir butun mahallede onlar efsaneymis herbiri..Aslinda herbiri degil de birliktelikleri! Onlarin o apartmani o devirde nasil diktikleri, o eglenceleri, o atmosfer nesilden nesile akagelmis...
 
Semtten izlerlermis surekli, kimileri bu mutlulugu kiskanir aralarini bozmaya calisirmis... Bizimkiler tertemizmis  kanarlarmis bazen... Onlarin o temizlikleri, safliklari, beyazliklari mahallelerinin guzelliklerinden, o ezgilerin cesit cesit calgiyla suslenmesinden, aldiklari o has terbiyeden, iyi niyetlerinden kaynaklanirmis... Zaman zaman birbirlerine darilirlarmis ama o apartman icin harcadiklari emek onlarin kopmasina engel olurmus hep...
 
Binayi yaparken calisanlarin arasinda birkac ailede mahallenin disindanmis. Bizimkilerle iyi anlasirlarmis onlarda severlermis birbirlerini. Cok eskilerden onlarinda dedelerinden tanisirlarmis. Birarada buyumusler, ayni duygularla yetismisler bazen ayni kenar mahalle dilberini sevmisler bazen semtin disindakilerle kavga etmisler cocukca...
 
Bizimkiler kizar bazen 'gavurlar terkedin  burayi' derlermis onlara... Onlarda 'siz gidin be bu gozununuzun gordugu  yer bize dedelerimizden kalma' dermis. Bes dakika sonra unuturlarmis hic bisey olmamis gibi calismaya devam... Yani zamanla onlarda bizimkiler olmus...
 
En nihayetinde onlarin torunlari da bizimle simdi. Daire 22 de oturuyorlar.
 
Yahu bizim apartman pek bi renkli pek bi neseli. Simdi gorenler hala kiskanir. Hala eski anlatilanlar gibi biraradayiz bazen kiriliyoruz birbirimize bazen egleniyoruz. Ayyasla sofinin torunlarinin takismalari bile neredeyse ayni bazen tartismaya donuyor bazen eglenceli geciyor...
 
Gecen bir deprem oldu. Oldukca siddetli. Atlattik cok sukur kazasiz belasiz... Herkez can havliyle atti kendini disari... O sirada tabi ortalik biraz karisti... Osman amca kucuk kardesimi alip indirmis kucaginda agop abi de berguzar yengelerin ufak kizini... Biz boyleyiz iste... Normal zamanda bazen tatli bazen sert gecer gunlerimiz, apartman aidati icin bile kizariz dariliriz birbirimize kimi zaman..
 
Ama sikintimiz oldumu biz biriz! Bizim apartmanin adi Turkiye! Bizim eskiler oyle koymus! 
 
Apartmanin tadilat vakti geldi artik... Babamin dedigine gore bizimkilerin binayi o kadar yuksek yapma nedenleri gunesin dogusunu gorebilmek, semtin disindaki guzelliklere vakif olabilmekmis. Etraf bina doldu simdi. Cogu bizden yuksek. Birakin gunesin dogusunu, semti, onumuzdeki cikmaz sokak disinda gordugumuz birsey yok..
 
Bizimkilerin ruhuyla o tatta, bir sekilde asansor koymali bir sekilde yukseltip tekrardan gunesin dogusunu, tekrardan semtin disindaki guzellikleri, neler olup bittigini gormeliyiz..
 
Gecen baran abiyle konustuk idris dayi da sonradan katildi sohbete apartmanin onundeki o sevimli cardakta. Birden kucuk sohbet apartman toplantisina donusuverdi. Herkez asagiya indi.Tabiki mangal, rakilar, balgama, kemence 20 dakikayi bulmadi hazirlik.
 
Ve yine tartisma!
 
Busefer asansor icin basladi ilk. Salih dayi o neymis oyle dedi. ’Allah ayak vermis cikasiniz diye’. Oglu: ‘baba ama ne guzel olur nasil cikicaz 6 kat’.
Salih Dayi yapistiriverdi tokadi:’essoglu bu zamana kadar nasil ciktin?’
Sonra tabi babamlar ikna etti bir sekilde ‘Salih abi kendine eziyetin bi anlami yok, yorma kendini artik bin, dugmeye bas evindesin iste kac yasina geldin’ diye.
 
Sonra da binayi yukseltmek icin bir kac kolonun yikilip yeniden yapilmasi gerektigi asil tartisma konusu oldu. Neredeyse ikiye bolunduk! Bir kismimiz birkac kolonu yikmanin bizim eskilere ihanet oldugunu savundu. En ust kattan bi cikma atalim dediler yukseltebildigimiz kadar yukseltelim.
 
Ama bu bilime, dogaya aykiriydi. Birsekilde kendimi ifade etmek zorunda oldugumu hissettim. Gencleri fazla dinlemezlerdi ama binanin yikilacagini onlara anlatmak zorundaydim..
 
‘Ey ahali’ dedim. Bizimkileri bizimkiler yapan birliktelikleriydi. Bunlari siz anlattiniz bize. Peki neden birlikteydiler? Sadece bu binayi yapmak icin mi? O zaman neden bu kadar heybetli yaptilar? Uc dort klube yapsalardi o zaman yasalardi yine ,amac sadece siginmaksa? Neden bukadar birarda kalmak istediler? Neden hepsi kendi klubelerini yapipta yasamadilar? Yine gorusurlerdi yine komsu olurlardi bizim gibi... Ben size soyliyim. Onlarin bir hedefi ,bir hayali vardi. O da terastan gunesin dogusunu izleyebilmekti..
 
 
Yeni birseyler yapmayi dusunurken ister istemez bizim eskilere,eski guzelliklere kayiyor aklimiz..Yapacagimiz yenilikleri dusunurken o terden, o yikilmazliktan , aliyoruz gucumuzu , azmimizi!
 
Yalniz sunu ayirtedebilmemiz lazim. Biz ; eskileri , kolonlarda ya da rutubetli duvarlarda gormemeliyiz. Bizim eskiler sabah dogan guneste sakli!!
 
Çağlar Demiral
Yorum yaz!

<- Son Sayfa :: ->

Hakkımda

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

Arkadaşlarım