Çağlar Demiral

13/8/2007 - Futbol

Siyasetle ilgilenen gençler ve futbolla ilgilenen gençler genelde birbirlerine ‘ne kadar boş işlerle uğraşıyorsunuz’ şeklinde ithamlarda bulunurlar. Geçenlerde tanık olduğum bir tartışma, futbola gerçek anlamda uzak biri olmama rağmen aslında o kadar da yabancı gelmedi.

Konu Türk takımlarındaki yabancı futbolcu sayısıydı. Tartışan arkadaşların gerçekten donanımlı olduklarını ve muazzam bir şekilde futbola vakıf olduklarını da söylemek mümkün çünkü dünyanın çoğu ülkesinden birçok ligden örnekler göstererek düşündüklerini ispatlamaya çalıştılar.

Bir grup; yabancı futbolcu sayısının artmasıyla takımın Türklük özelliğini kaybettiğini, bu nedenle Türk asıllı futbolcuların kendini gösteremediğini ve Türk futbolunun bu zihniyette hiçbir zaman gelişemeyeceğini,  çünkü Türk futbolunun ancak Türk futbolcuların başarısıyla örtüşebileceğini iddia etti. Aynı zamanda yabancı oyuncu sayısının kotasının ortadan kaldırılmasının bir saçmalık olduğunu örneğin Fenerbahçe’nin bütün oyuncularının yabancı olması sonucu artık Fenerbahçe’nin bir Türk takımı olmayacağını iddia ettiler. Bunun akabinde de Tuncay gibi oyuncuların asla yer bulamayacaklarını, yabancı futbolcuların Türk oyuncuları ezip geçeceğini söylediler. Türk oyuncuların kalitesiz kalması sonucu milli takımın da hiçbir zaman galibiyet göremeyeceği şeklinde de noktaladılar.

Diğer grup ise, önemli olanın Fenerbahçe’nin başarısı olduğunu, sadece bu başarının Türkiye’ye spor anlamında prim kazandırabileceğini ifade etti ve Türk futbolcuların da kalitesini ancak bu rekabetin arttırabileceğini iddia etti.

Türk öğün, çalış, güven sözünü sürekli söyleyip de maalesef bir türlü kavrayamayan; durmadan öğünen fakat çalışmayan ve her ne kadar kendine güvenmese de güvendiğini iddia eden; ne yabancı mal isteyen –kendisi daha iyisini yapabilme gayretine bile girmemiş- ne de yabancı doktoru kabul edebilen o zihniyet meğerse futbolda da varmış.

Milli eğitim bizi tek tipleştirdi tamam bir serv sendromu var anlıyorum ama bu aynı milli eğitim bize kendimize güvenmemizi de vermeye programlı değil mi?  Madem Türk’üz neden çekiniyoruz bizim doktorlarımız işsiz kalır diye?  Onlar Türk değil mi? Onlar bütün dünyadaki doktorlardan daha zeki değil mi ya da daha yetenekli? Çünkü onlar Türk! Madem böyle öğünüyoruz, neden çalışıp güvenmiyoruz? Belki de güvenemiyoruz çünkü çalışmaya üşeniyoruz.

Bu futbolda da aynı, basketbolda da, tıp sektöründe de, ticarette de… Sorun net olarak: öğünüyoruz ama güvenemiyoruz çünkü çalışmaya üşeniyoruz, bu nedenle yabancılarla rekabetten korkuyoruz. İşte canım kadar sevdiğim, idealist, içinde en ufak kötü niyet olmayan, bütün gün ülkesini düşündüğüne inanan ve korumacı politika güden ve küreselleşen dünyayı kabul etmeyen kardeşlerim siz farkında olmadan maalesef ama maalesef korkak doktorların, korkak işadamlarının, korkak futbolcuların ekmeğine bal sürüyorsunuz.

Oysa Türkiye’ye gerçek manada prim kazandıracak olan, içindeki futbolculardan ziyade Fenerbahçe’nin başarısı ve yabancı futbolcu kotasının kaldırılması da o her zaman yabancı takımlarla maç yaparken sövdüğümüz bizimkilerin daha çok çalışıp dünya yıldızı olmasının tek yolu…

 

 

13.08.07

Yorum yaz!

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

Arkadaşlarım