3/1/2009 - İsrailliler İnsan mıdır?
İsrailliler İnsan mıdır? Malları boykot etmek, tamamen Türkçe ya da Arapça internet siteleri açarak tepki göstermek ya da tepki yürüyüşü yapıp binleri toplamanın belki anlamı var ama çözüme bir katkısı yok. İsterseniz bir milyon kişi toplanın yürüyün, İsrail sınırına dayanmadığınız sürece İsrail devleti pek önemsemez ve İsrail’in televizyonları da sizi belki on/on beş saniye değişik bir şekilde halkına gösterip ‘çeşitli ülkelerdeki Müslümanlar kutsal savaşımıza tepki gösterdi’ şeklinde yayınlayacak, sonra da bir-iki yorumcu çıkıp: ‘Bu Müslümanlar böyle işte biraz güçsüz olsak hemen hepsi toplanıp tepemize çıkacaklar’ diye yüreklerine korku salacaktır… Korkuyu alan İsrail halkı daha ulusalcı, daha milliyetçi daha Yahudi olacaktır ve her şey bugünkü gibi sıradanlaşacaktır gözünde… Öldürülenlerin hepsi İsraillilerin gözünde kendi geleceklerinin garantiye alınması için feda edilmiş herhangi birileri olacaktır. O halde yürüyüş yapmaya tabi saygı duyuyoruz fakat çok da bir işe yaramadığını ifade etmeden geçemiyoruz. Peki ya da Türkçe kınama siteleri ya da girişinde tüfek, bıçak resimleri olan Arapça intikam siteleri? Yahu bu sade yazıları buradan atınca gruba üye yabancı insanlar diyor ki çevirisini yollar mısın hiçbir şey anlamıyorum. İsrailli adam ne desin ki? Tabii yine saygı duymak gerekir, gerekir de atalarımızdan bize miras kalan tavşanın dağa küsmesinden başka bir şey ne yazık ki olmuyor ve olmayacaktır da… Arapça intikam siteleri ise yine İsrail halkına korku salacak ve daha da bir araya getirerek, yaptıkları işin doğru olduğuna inandıracak, en nihayetinde ulusal politikalarına kendi içlerinde meşruiyet kazandıracaktır… Boykot! Allah aşkına kaç kere bunu yaptık? İstanbul sokaklarında kaç ülkenin bayrağını yaktık ve kaç kere mal almayacağız dedik? Her biri kaç gün sürdü? Tekrarlamak gerekirse Bu eylemlerin ve yaklaşımların hepsi İsrail devletinin politikasını destekliyor zaten… Hepsi bir tepki ve İsrail devleti tepkiyi tebaasına korku olarak salıyor sonra da bizim tabirimizle halk ‘bu devleti Allah başımızdan eksik etmesin’ moduna bürünüyor. Ne yapmalı? Bizim milletin aslında biraz düşününce komik bile varsayabileceğimiz bir huyu vardır. Etiketi pat diye yapıştırıveririz. Bu kürt, şu şeriatçı, o darbeci, öteki şöyle, beriki böyle… Ötekileştirme de derler bilirsiniz işte… Bu sadece siyasetle sınırlı bir şey değildir her alanda yapılır. Efendim işte bu mahallenin çocukları serseridir veya öğrencilerin her akşam başka bir yerde sonsuz eğlence, sınırsız içki şeklinde olduğu düşünülür ya da bütün ünlüler ahlak yoksunudur… Bir başka deyişle herhangi bir zümreye mensup olan kişileri SANKİ AYNI FABRİKADAN ÇIKMIŞ GİBİ, sanki yunusun odunları gibi, sanki yüzde yüz aynı şeyleri düşünüyorlarmış, mutlaka aynı hissediyorlarmış gibi varsaymak… İşte belki de İsrail’i durdurmak yolunda en büyük hata burada yapılıyor. Sanki İsrailliler, insan değil gibi düşünürseniz, bunların tamamı aynı düşünüyor, Filistin’ i yerle bir etmek istiyorlar, kan içiciler derseniz ve devletlerinin uyguladığı politikaları hepsi severek izliyorlar diye yaklaşırsanız Dünya’nın bugünden pek de bir farkı olmayacaktır. Siz bunları düşünmeye, onlarda bildiklerini yapmaya devam edecektir. Bundan birkaç sene önce İsrailli subaylar operasyonları gayri ahlaki buldukları için üstlerine yazı vermiş operasyonu durdurmak istediklerini ifade etmişlerdi, üst komutadan ret cevabı gelmiş fakat az bir zaman sonra da harekât durdurulmuştu… Ben de sanal âlemde askerliği bırakmış ve aşçılık yapan bir İsrailliyle tanışmış biri olarak gerçekten hem savaştan hem de uluslar arası politikalardan memnun olmayan İsrailliler olduğunu ve bu sayıyı gerçeklerin gösterilerek artması gerektiğini düşünüyorum. Nasıl? Bir kere allahbelaniversinisrail.com ya da kiniyoruzseniisrail.com ve bunların türevlerinin pek bir işe yaraması mümkün değil, tabii site sahipleri ve arkadaşlarının kendilerini manevi anlamda tatmin etmesi dışında… İsim İngilizce olmalı ve fazlasıyla duygusal. Hatta İçinde İsrail kelimesini barındırmasa daha bile iyi olur. Girişinde uzmanca hazırlanmış bir intro mu derler ne derler bilemiyorum, bu resimlerin insanın ruhuna işleyen bir müzikle gösterimi. Az yazı, çok resim ve aynı zamanda intikam ya da beddua içermeyen bir içeriği olmalı… Renkleri, resimlerin yerleri, içindeki yazıları, hepsi psikologların seçimiyle hazırlanmış ve tekrar tekrar ifade etmek gerekiyor ki duygusal, yumuşak, hüzünlü. Artık buna psikolojik savaş mı denir, ajitasyon mu yoksa başka bir şey mi bilemiyorum. Tek bildiğim bu çaresizlikte, Hz. İbrahim’e su taşıyan karınca kadar olabilmeyi istediğim…
|